Bazı kişiler ve bazı sosyal inisiyatif gurupları vardır ki, toplumlarında oynadıkları öncü rolleri gereği çok önemli bir kıymeti haizdir. Tarihe baktığımızda dünyaya yön veren birçok icat, buluş, keşif devletler veya resmi ünvanlı akademisyenler eliyle değil amatörler, meraklılar, alaylı maceracılar eliyle gerçekleşmiştir. İlgi, sevgi ve merak başarıya giden yolun en önemli motivasayon kaynağıdır. Bazı kimselerin, resmi görevlendirme ve unvan, para ve imkan sunulmasına karşılık üretkenlik ortaya koyamamalarının en önemli nedeni ilgi, sevgi ve merak ruhuna sahip olmamalarıdır. O yüzden günümüzde tarım ve hayvancılık alanında ilgili bakanlık bünyesinde bir sürü enstitü, kurum ve kuruluş olmasına karşılık, yüzlerce üniversitede onlarca ziraat ve veterinerlik fakültesi olmasına karşılık ve bu kurum, kuruluş ve üniversitelerde çeşitli title ve ünvanda binlerce araştımacı, akademisyen, idareci olmasına karşılık hala yerli gen kaynaklarının korunması, araştırılması konularında amatör hobicilerin çaba ve gayretlerinin haricinde örnek gösterilebilecek çalışmalar yok denecek seviyededir. Burada önemli olan hasbelkader bu alanda resmi görevlendirilmiş olmak değil veya sahip oldukları unvan ve imkanları geçim kaynağı olarak gören insan kaynağı değil, gerçekten bu işe ilgi, sevgi ve merak duyan araştırmacı ve sahiplenici ruha sahip olabilmektir. O yüzden resmi ve akademik çevreler çoğunlukla amatör hobicileri küçümser ve yukardan bakan bir tavır takınır durumdadır. Vizyoner idareciler bu durumu okumalı mektepli ve alaylı kesimler arasında ki dengeyi gözetip sağlamalıdır. Amatörler ve hobiciler küçümsenip dışlanacağına, tam tersi onların sahip oldukları birikim ve deneyim, enerji ve ruh müspete kanalize edilerek onların bu potansiyelinden yararlanılmalıdır. Bu açıdan baktığımızda resmi kurum ve kuruluşlar amatör ve hobicilerin faaliyet ve çalışmalarını fonlamalı, onlara imkan sunmalı, bu alanda çalışacak araştırmacı ve akademisyenlerinde onlarla işbirliği kanalları kurarak onların deneyim ve birikimlerinden yararlanmanın yollarını bulmalıdırlar. Mektepli ve alaylıların sahip oldukları potansiyel birleştirildiği ölçüde birçok alanda erişilmesi güç gibi görülen hedeflerin kısa sürede yakalanabileceğini düşünmekteyim.
Bu girişten sonra işte bu yazımda size böyle bir amatör sosyal inisiyatif gurubu ve onların camiada yarattıkları farkı anlatmak istiyorum. Serkan Gündüz ve onun öncülük ettiği “Kırmızı Ceketliler” ile ilk kez mütevazi imkanlarla organize ettikleri “2. Ege Güvercin Festivali”nde tanışma imkanı buldum. Süreç içerisinde Folluk Dergisi olarak Serkan Gündüz ve arkadaşlarıyla birçok işbirliğine dayalı çalışmalar ortaya koyduk. Özellikle Egeli yerli güvercin ırklarımızın tanıtılmasına yönelik YouTube çekimleri ve dosya haberler yaptık.

Serkan Gündüz, tam anlamıyla çekirdekten yetişme bir kuşçu. Aynı zamanda genç bir akademisyen. Tarım makineleri alanında akademik çalışmaları olan, master yapmış biri. Mütevazi kişiliği nedeniyle hep geri planda kalmayı tercih eden ama bununla birlikte birçok öncü çalışmaya yön veren bir profil. Güvercinlere dair her şeyi biriktiren bir koleksiyoner. Elinde geçmişten günümüze kadar gazete ve dergilerde güvercinlerle ilgili çıkmış yazı ve haberlerin küpürlerini biriktirdiği ciddi bir arşiv var. Ayrıca güvercin bilezikleri, boncuk ve süslerini biriktirdiği bir koleksiyonu da var. Ama en büyük koleksiyonu ve paha biçilemez olanı ise; kümesinde sahip olduğu en eski formlara sahip Yerli Mısıri, Manisa Azmanı ve Hünkari güvercinleri sürüsü. Folluk TV olarak Serkan Gündüz’ün bu kümesini ziyaret edip çekimlerini yapma şansı bulmuştuk. Eski kuşların orijinal forumlarının kaybolmaya başladığı ve kostümcülük sevdasına kurban edildiği bu dönemde eski kuşları ve sürüleri hala elinde muhafaza etmeye çalışan çok az hobici kaldı. Bu orijinal sürülerin muhafaza edilmesi sahip olduğumuz gen kaynaklarını gelecek kuşaklara aktarma noktasında hayati değere sahiptirler. Eğer bir şeyler yapılmaz devlet kurumları eliyle koruma kolonileri kurulmazsa bu son sürüleri de kaybetmemiz durumunda orijinal kuşlarımızda tarihe karışmış olacaklar. Buna izin vermemeliyiz. Şimdi anlıyor musunuz Serkan Gündüz ve “Kırmızı Ceketliler” böyle bir yazıya başlık olmayı neden hakediyorlar?




