Uzun bir zamandan beri Sultan Irkı ile ilgili gerek yurtiçinden , gerekse yurtdışından kaynak topladığımızı artık sizlerde biliyorsunuz. Bu kaynakların öncelikle yurtdışı olanlarını toparlıyor ve tercüme ettikçe bu güne kadar Sultan Irkı ile ilgili doğru bilinen yanlışları ortaya çıkartmaktayım, ortaya çıkartmaya da devam ediyorum.
Geçtiğimiz günlerde Bursa’da çekimleri yapılan Köy Tv’nin Sultan Irkına ayırdığı bölümde program yapımcısı Murat Öztürk Başkanım tarafından davet aldım. Bu programda da dilim döndüğünce bu yanlışları ve doğruları, kaynakları ile birlikte orada bir kez daha anlattım. Şimdi bu sayıdaki yazıma da Sinop Gerze’de anlatılan bir hikaye ile başlamak istiyorum.
“Günlerden bir gün Gerzeli bir kişi teknesi ile İstanbul’a yolculuk yapar. İşte bu yolculuk esnasında Gerze horozunu da yanında götürür. Teknesini Dolmabahçe önünde demirler. Aradan biraz zaman geçtikten sonra horozun asli görevi aklına gelir ve ötmeye başlar. Horozun ötme sesini duyan zamanın padişahı bu öten horozu görmek istediğini söyler. Horozun sahibi bulunur ve horozu ile birlikte saraya getirilir. Padişah horozun sesini beğenmiştir ve horozun parlayan siyah tüylerini görünce daha çok hoşuna gider bu horoz. Daha sonra asıl amacını söyler. Horozun sahibini ikna eder ve kendi horozlarından bir tanesi ile Gerze horozunu dövüştürürler sarayda. Karşılaşmayı Gerze horozu kazanır. Gerze Hacıkadın horozlarının sert yapısı ve gücü o gün ispatlanmış olur sarayda.”
Kısa da olsa bu yazıdan elde ettiğimiz ipuçlarına bakalım şimdi de. Gerze Hacıkadın ırkı Osmanlı zamanında var olan bir ırktır. Osmanlı Saraylarında padişahların hayvanları arasında tavuklar da bulunur. Hatta saraylarda bu hayvanlara bakılması için kurulmuş bir teşkilat bile varmış ; Kuşluk-ı Hümayun. Bu teşkilat saray içerisinde bulunan bütün hayvanların beslenmesi , bakımları gibi bütün hizmetlerinden sorumlular. Bunun yanı sıra sarayda Kuşluk , arslanhane , ceylanhane , geyikhane gibi saray hayvanlarının bulunduğu bölümler mevcut. Osmanlıda ayrıca sülün , tavuskuşu ve ördek gibi hayvanların serbest olarak dolaştıkları bahçelerde mevcut. Bu bahçeler padişahın kafa dinlediği, kendisini devlet işlerinden soyutladığı yerler olarak tasarlanmış. Özellikle bizim konumuz olan tavuk, güvercin gibi kanatlı hayvanlar saraylarda Kuşluk bölümlerinde bulunurlardı. Maalesef ki saraylarda bulunan bu bölümler ve içlerindeki hayvanlar , Dünya Savaşları neticesinde dağılmışlar ve o günlerden sonra da bakımsızlık ve ilgisizlik bu bölümlerin sonları olmuş.
Kısaca saraylara , bahçelere değindikten sonra tekrar araştırmalarıma dönmek istiyorum. Şu an yerli arşivler üzerine tercüme çalışmaları yapıyorum. 2 evrak çevirisi yaptık bu güne kadar. Bu iki evrakta da saraylarda beslenen çok tanıdık hayvanlara rastladım. Daha da bir sürü tanıdık hayvan ismi çıkacağına da eminim. Bu hayvan isimlerini sizlerle buradan paylaşmak istiyorum. Demkeş (Güvercin), Tiftik Keçisi, Van Kedisi, Zağar (Köpek , Fino (Köpek), Hacıkadın (Tavuk), İspenç (Tavuk), Hind (Tavuk) dikkatimi çeken ve hepimizin bildiği isimler bunlar. Eee Sultan nerede hani diyeceksiniz şimdi burada.
Sultan Irkına Osmanlı zamanında Sultan Tavuğu denmiyordu. Bunun nedenini de kısaca şöyle özetleyelim. Sultan Irkı İstanbul’dan İngiltere’ye ilk gittiğinde Elizabeth Watts bu ismi veriyor Sultan Irkına. Bu ırkı onda ilk defa görüşte bu ırkın ismi ne diye sorduklarında “Serai-taook” (Saray Tavuğu) , “Sultan’s Fowls” , “Fowls of the Sultans”(Sultanın Tavukları) gibi isimler kullanıyor. Bu isimler ile birlikte Bayan Elizabeth Sultan ırkının şu andaki ismini de vermiş oluyor. Sultan Irkı 1874 yılında Bayan Elizabeth’in verdiği bu isimle birlikte APA tarafından bir tavuk ırkı olarak kabul edilmiş ve literatüre girmiştir. Bundan dolayı bu ırkın Osmanlıda Sultan Tavuğu adı ile arşivlerde geçmesi imkansızdır. Tercüme ettiğimiz arşiv evraklarında Sultan ırkına en yakın isim, “Düz Beyaz Tepeli” tavuk ibaresi olmuştur. Tabi bu isim özellik olarak Sultanı andırıyor ve ileride tercüme edeceğimiz diğer evraklarda da aynı yönde kuvvetli delillerimiz ortaya çıkarsa şunu diyebileceğiz. Günümüz Sultan Tavuğunun Osmanlıdaki ismi “Düz Beyaz Tepeli” dir.
Tercümelerimiz bittikçe çıkan sonuçlardan ve gelişmelerden sizleri de haberdar edeceğim. Buradan yazılarım ile gerekli paylaşımları da yapacağım. Kalın sağlıcakla.




