Merhaba Folluk Dergisi okurları; yine yepyeni, dopdolu bir sayı ile karşınızdayız. Folluk Dergisi her geçen gün kendisini geliştiren bir vizyonla ilerlemekte, her yeni sayımız bir önceki sayıya göre daha zengin ve dopdolu olmakta. İşte bu sayı da öyle bir sayı, içeriğiyle dopdolu, çok zengin bir sayı ile karşınızdayız. Bu sayı kesinlikle ses getirecek ve mevcut hitap ettiği okur kitlesini aşıp katlayacak ölçüde dikkat çekecek bir sayı.
Folluk Dergisi olarak kuruluş felsefemiz ve misyon değerlerimiz çerçevesinde yayın konseptimize giren kanatlı camialarının meselelerini gündeme taşımayı, sorunlarını tartışarak kamuoyu ve yetkililerin dikkatine sunmayı çok önemsiyor ve bu hususlarda camiamıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Ülkemiz kanatlı camiaları çok büyük ve çeşitli branşlardan oluşmakta. Süs tavuklarından, gezen tavukçuluğa, yumurta ve etlik broiler yetiştiriciliğinden kaz yetiştiriciliğine, su kuşlarından doğa kuşlarına, güvercin, kanarya, kıvrık gagalılara kadar çok geniş ve zengin bir yelpazeyi kapsamaktadır. Ülkemiz kanatlı yetiştiriciliği alanlarından biriside Türk Asil Horozu yetiştiriciliğidir.
Türkiye’deki asil horozu yetiştiricileri hatırı sayılır büyüklükte bir topluluk. Hatta ülkenin her yerinde dernekçilikle örgütlenmiş bulunmaktalar. Bu derneklerin bir araya gelip birleşmesiyle müstakil bir federasyonları bile mevcut. Fakat bu kanatlı yetiştiriciliği gurubunun verdiği bir mücadele söz konusu ve bu mücadele onlar için bir varoluş mücadelesine dönmüş bulunmakta. Biz bu sayımızda aynı zamanda yerli ırklarımızdan birisi olan Türk Asil Horozunu tanıtmayı tercih ettik. Görselliği ve kendine özgü karakteriyle bu muhteşem güzellikteki hayvanlar dergimizin bu sayısının kapak konusu olmayı fazlasıyla hakketmekte. Aynı zamanda Türk Asil Horozu Yetiştiricileri ile hayvan severler arasında sürekli bir polemik konusu olan, kimine göre müsabaka kimine göre dövüş olarak tanımlanan meseleyi tartışmaya açtık. Tüm tarafların tezlerine ve görüşlerine birincil kaynağından dile getirerek yer verdik. Yayıncılık sorumluluğumuz çerçevesinde konuyu tüm boyutlarıyla ele alarak tarafsız bir bakış açısıyla takdiri kamuoyuna bıraktık.
Yine bu sayımızda geniş bir güvercin dosyası yer almakta. Yerli ırklarımızdan Kelebek (saya), Manisa Azmanı ve Denizli yöremize has ırklarımızdan Denizli Azmanı, Tokur, Katal güvercin ırklarını tanıtarak tarihe not düştük. Bu şekilde bir yayıncılık konsepti sürdürmekle kamuoyunda bir farkındalık oluşturmayı ve yerli ırklarımıza sahip çıkmayı amaçlamaktayız. Yitirilmiş bir hazine Ankara Tavşanımızın hüzünlü ve trajik hikayesine yer verdik. Biyolojik mirasımız olan bu yerli gen kaynaklarımıza ne derece sahip çıkabildiğimizi Ankara Tavşanı özelinde tartışarak kamuoyunun dikkatine sunmaya çalıştık.
Bize göre Folluk Dergisinin en güçlü yanlarından birisi hiç şüphesiz zengin ve güçlü yazar kadrosu. Birbirinden kıymetli yazarlarımız yetiştiricilik usullerinden, kanatlı sağlığına, oradan aktüel konulara kadar çok değerli yazılar kaleme alarak siz okuyucularımızın istifadesine hizmet edecek yazılar kaleme aldılar. Her zaman söylediğimiz gibi kitap tadında bir sayı ile dopdolu ve zengin içeriklerle yine karşınızdayız. Sözü çok uzatmadan sizi dergimizle baş başa bırakıyor ve iyi okumalar diliyorum…




