Ana SayfaEndemik(Yerli) TürlerYerli Tavuk Irklarının Önemi

Yerli Tavuk Irklarının Önemi

Dünya üzerinde yaklaşık 600 bin hayvan türü içerisinde 10 bine yakını kuşlar sınıfındadır. Bu sınıfa ait türlerden sadece birkaçı insanlara faydalı olması amacıyla evcilleştirilmiştir. Tavuk; Kuşlar sınıfı içerisinde beç tavuğu, sülün, keklik ve hindi gibi türlerin de bulunduğu Tavukgiller takımına dahildir. Bu takım altında Sülüngiller familyası, Tavuk cinsi ve Evcil Tavuk olarak tanımlanmıştır. Evcil tavuk; yaklaşık MÖ 6000-8000 yılları arasında yabani kırmızı tavuktan köken alarak Güneydoğu Asya’da evcilleştirildiği ve buradan önce Hindistan ve Avustralya’ya, sonra Avrupa ve Afrika’ya ve en sonda Amerika’ya yayılmıştır. Tavuk evcilleştirildiği merkezlerden yeni bölgelere taşınması ile bu alanlara uyum sağlayan yeni ırklar oluşmuştur. Bu tavuk ırkları; insanlara yumurta ve et gibi hayvansal kaynaklı proteinin sağlanması, biyoloji, sağlık çalışmaları (özellikle insan aşıları) ve biyoteknolojik çalışmalar ile diğer kanatlı türlerini algılamak üzere yürütülen araştırmalarda model olma gibi pek çok faydası bulunmaktadır. Dergimizin kapsamı düşünüldüğünde ayrıca yetiştiricilerin boş zaman aktivite ve hobileri olarak motivasyon kaynağı olması da önemli faydalarından birisidir.

Tavuk ırklarındaki genetik çeşitlilik özellikle son asırda yumurta ve et verim özellikleri yönünde yapılan seçimler sonucu oldukça daraltılmıştır. Ayıklanan soylarda bulunan çok fazla sayıda gen kaybedilmiş ve bunun neticesinde mevcut tavuk ırklarının çevre şartlarına ve hastalıklara olan dirençleri zayıflamıştır. Seçilmiş olan ticari ırk ve soylar ıslah firmaları tarafından genellikle ortak kaynak olarak kullanılmakta ve bu nedenle oldukça sınırlı bir genetik temele dayandığından dolayı genetik çeşitlilik açısından kaygılar taşımaktadır. Neredeyse bazıları binlerce yılda oluşmuş yerli ırklar, olumsuz barındırma şartlarında bile hastalık etkenlerinden ve ekstrem çevre şartlarından sıyrılarak bugüne ulaşabilmiş önemli genetik kaynaklardır. Bu yerli ırklarda bulunan bazı genler ileride ticari değeri olan özellikler olarak karşımıza çıkabilir. Özellikle sıcaklık stresine direnç bakımından yerli ırklarda bulunan cücelik, çıplak boyunluluk, kıvırcık tüylülük ve yavaş tüylenme gibi genler doğrudan veya dolaylı olarak etkilidir. Sıcaklık stresinin tavuk fizyolojisi ve ısı şok proteinleri üzerindeki etkileri hem ticari hem de yerli tavuk ırklarının kullanıldığı birçok genetik araştırmanın konusu olmuştur. Bazı yabancı ülkelerde, başta çıplak boyunlu genotipler olmak üzere çeşitli yerli ırkların tropikal ve sıcak iklimlerde daha dayanıklı olduklarını gösteren araştırmalar yapılmıştır. Bu tip özelliklere sahip yerli ırkların hem damızlık olarak hem de et ve yumurta verimi yönünden daha sürdürülebilir ve etkin bir yetiştiricilik açısından kullanımlarının fayda sağladığı ortaya konmuştur. Yerli tavuk ırklarımızdan olan Denizli ırkına ait bazı bireylerin de ısı şok proteini sentezi bakımından iyi seviyede olduğu ve dolayısıyla sıcaklık stresine karşı daha dayanıklı olabildikleri bilinmektedir. Appenzeller Barthuhn (İsviçre’nin sakal tüyleri ve küçük gül ibiği ile karakterize olmuş yerli bir tavuk ırkı) soğuğa karşı bir hayli dirençli olduğu yapılan çalışmalar neticesinde ortaya konmuştur. Tavuk ırklarının neredeyse tamamında yüksek rakımlarda kuluçka randımanı düşmesine karşın Tibet’in yerli tavuk ırklarının yüksek rakımlarda daha iyi kuluçka randımanına sahip olması yerli ırkların farklı çevrelere uyumunun önemini gösteren bir diğer örnektir.

Ticari soylara kıyasla et ve yumurta verimi düşük olan yerli tavuk ırkları kitlesel üretim açısından tercih edilmemesine karşın bazı ırklar süslü görünümlerinden dolayı hobiciler tarafından yetiştirilmektedir. Ayrıca, yerli tavuk ırkları küçük aile ve orta büyüklükteki işletmelerde var olmaları kırsal kalkınma açısından da önemli bir katma değerdir. Ülkemizde son yıllarda yerli ırklar ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının birlik olma ve öğrenmeye daha yatkın olmaları sevindirici gelişmelerdendir. Anadolu çok eski zamanlardan beri çeşitli kavimlere yurt olmuştur. Bu coğrafyada birçok hayvan ırkı nesiller boyunca insanlar tarafından yetiştirilmiştir. Türkiye yerli tavuk ırklarından en tanınmış olanı “Denizli” olmakla birlikte Gerze, Sultan, İspenç, Gugulli ve Çıplak Boyun gibi ırkların da var olduğu bilinmektedir. Denizli ve Gerze tavuk ırkları kısmen koruma altında olan ırklardır ve bunların günümüze kadar yalnızca yumurta ve et verimine ait genel ortalamaları saptanabilmiştir. Saymış olduğumuz tüm yerli tavuk ırklarımızın nesilleri tehlike altındadır.

İklim değişikliği, kalitesiz yemler, ekstrem çevre şartları ve hastalıklar gibi pek çok olumsuz koşullarla başa çıkabilecek ırkların yetiştirilmesi ile sürdürülebilir bir yetiştiricilikten bahsedilebileceği açıktır. Avrupa ülkelerinde genellikle yerli tavuk ırkları ait oldukları çevrede korunmaktadır. Koruma programlarının tasarlanması ve yürütülmesinde araştırma, kamu kurumları ve hobi amaçlı yetiştiriciler arasındaki işbirliği oldukça önemlidir. Genetik çeşitliliği etkili bir şekilde korumak için çeşitli programlar düşünülebilir. Örneğin; daha küçük ailelerle daha fazla sayıda horoz kullanımı ve soy kütüğü ile desteklenmiş horoz değişimleri gibi uygulamalar yerli tavuk popülasyonlarındaki genetik çeşitliliği korumak ve artırmak için yararlı olabilir. Böylece, yetiştiricilerin elinde bulunan horoz sayılarının artması yardımıyla genetik çeşitliliği artırmak ve dolayısıyla akrabalı yetiştirme oranlarını azaltarak bir popülasyonu nesil tükenme tehlikesinden uzaklaştırmak daha kolaylaşacaktır.

Genetik çeşitliliğin korunmasında atılacak sağlam adımlar; fenotipik bilgiler, tarihi kayıtlar ve moleküler genetik varyasyonun bir arada değerlendirilmesi ile mümkün olabilir. Yerli tavuk ırklarımız, ülkemizin kültürel mirasının yaşayan önemli bir parçasıdır. Bu yüzden bu popülasyonların korunması sadece bilimsel açıdan değil tarihi ve kültürel açıdan da oldukça değerlidir. Sonuç olarak, bu değerlerimizin korunmasında her birimize önemli görevler düşmekte ve bizler de elimizden geldiğince milli değerlerimize sahip çıkarak var olabilmekteyiz. Milli değerlerimiz olan yerli tavuk ırklarına verdiğimiz değer aslında kendimize verdiğimiz değer olacaktır. Saygılarımla

Ahmet UÇAR

Zooteknist

Ahmet Uçar
Ahmet Uçar
Ankara Üniversitesi Araştırma Görevlisi

Popüler