Merhaba sevgili okurlar; yine dopdolu yepyeni bir sayıyla karşınızdayız. Bu sayımızı özel kılan ise; Folluk Dergisinin 10. sayısı olması. Dile kolay 10. sayı. Yayın hayatına başladığımız ilk günden bugüne Folluk Dergisi hep üzerine koyarak yoluna devam etti. Kah bazen duraksadı, kah bazen sendeledi ama her şeye rağmen yola ram oldu. Türlü sıkıntılar, türlü sınırlılıklarla karşılaştı, ama misyon değerlerinden ve vizyon hedeflerinden hiç şaşmadı. Matbu yayıncılık ülkemizde sürdürülebilirliği en zor sektörlerden biri. Pandemi sürecinin olumsuz koşulları ve günümüzde içinden geçtiğimiz ekonomik kriz atmosferi birçok sektörde yıkıcı sonuçlara yol açmasıyla birlikte, kuşkusuz en çok yayıncılık sektörünü çarptı. Ülkemiz maalesef ki kağıt ve mürekkep hammaddesinde dışa bağımlı olduğu için yüksek enflasyon ve dolarizasyon sektördeki maliyetleri altından kalkılması zor bir boyuta taşıdı. Yılların dergi ve gazeteleri, arkasında büyük kamu ve özel sektör sermaye desteği olan birçok matbu yayın organları bile sarsıldı bazıları kapandı, bazıları ise küçülmeye gitti. Bu piyasa koşullarında Folluk Dergisinin 10. sayıya ulaşmış olması ve yoluna devam ediyor olması şüphesiz ki bir başarı hikayesidir. Folluk Dergisinin bu başarısındaki sır; arkasında ki güçlü öz sermaye veya dışsal desteklerde değil, fedakarane ve inatçı bir mücadele ruhuyla ortaya koyduğu proaktif performansta aranmalıdır. Folluk Dergisi en başından beri ticari kazanç beklenti ve hedefleriyle yola çıkmadı. Folluk Dergisi Türkiye’nin alanındaki ilk ve tek dergisi. Bu yönüyle ülkemiz kültür hayatına çok büyük hizmet ve katkılarda bulunduğumuzu düşünüyoruz. Folluk Dergisi bu yönüyle büyük bir misyon eda ediyor. Ülkemizde bir hobici kültürü inşa etmede öncü rol oynuyor. Rekabet ve hamaset duygularıyla karşıdan burun kıvıranlar ne düşünüyor umurumuzda değil ama Folluk dergisi misyonu bizce çok anlamlı ve değerli. Bu yönüyle her şeyden önce Folluk Dergisi misyon ve vizyonunun sürdürülebilir olması , devamiyeti ve yaşaması çok önemli. Tüm çabamız ve özverimiz tamamen buna endeksli durumdadır. Biz yapabildiğimiz kadarıyla işimizi yapmaya devam ediyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Siz okurlarımızdan ve takipçilerimizden beklentimiz bu ışığın yanmaya devam edebilmesi ve daha çok yerleri aydınlatabilmesi için destek vermeniz. Mütevazi imkanlar ve özverili çabalarla sürdürmeye çalıştığımız bu yolculukta, birlikte yürümek bize güç katacak ve hep birlikte daha güzel yarınlarda bizleri buluşturacak.
Evet bu sayımızın kapak konusu Türken (Yörük Tavuğu). Türken, yabancı literatürde Naked Necks veya Transilvanya isimleriyle geçmektedir. Menşei konusu belirsiz ve tartışmalıdır. Biz bu sayımızda hazırladığımız haber dosyasında Türken’in Anadolu menşeili, yerli ırklarımızdan olduğu tezini ortaya attık. Bu konunun tartışmalı olduğunu kabul etmekle birlikte, ortaya koyduğumuz tarihsel perspektife dayanan görüş ve önerilerimizin, bilimsel çalışmalarla desteklenmesi ve ispatlanması gerçekliğini vurguluyoruz. Folluk Dergisi olarak; biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirerek topu ülkemizin araştırmacı ve akademisyenlerine paslıyoruz.
Biliyorsunuz her sayımızda Türkiye’nin yerli güvercin ırklarından birini siz okurlarımıza tanıtmaya çalışıyoruz. Bu sayımızda Miro ve Risasi kuşlarını sizlere tanıtmak istedik. Miro ve Risasi kuşları oyuncu ve yüksek uçucu kuşlar olmakla birlikte günümüz de daha çok kostüm kuşu olarak yetiştirilmekteler. Bu sıradışı güzellikte kuşlarla ilgili bugüne kadar ülkemizde ilk kez yayınlanacak olan güzel bir tanıtım yazısı hazırladık.
Bazı kişiler vardır ki toplumlarında oynadıkları öncü rolleri gereği çok önemli bir kıymeti haizdir. Bu sayımızda sizlere bu öncü nitelikteki profillere sahip iki kişinin hikayesini paylaşmak istedik. İlki dost ve kardeş ülke Can Azerbaycan’da Süs Tavukları hobiciliğini tanıtmaya ve yaygınlaştırmaya çalışan Reşhad Muhtarov ve Azerbaycan Dekoratif Hayvanlar Derneğinin hikayesi. Diğeri mütevazi kişiliğiyle güvercin camiasında herkesin tanıyıp sevdiği ama hiçbir zaman ön plana çıkmak istemeyen, arka planda kalıp öncü ve yapılandırmacı rolüyle camiaya ruh katan Serkan Gündüz ve “Kırmızı Ceketlilerin” hikayesi. Folluk Dergisi olarak; misyon değerlerimiz çerçevesinde camiada rehberlik edip, örnek olabilecek profilleri tanıtmayı bir vazife olarak görmekteyiz. Bu anlamda Reshad Muhtarov ve Serkan Gündüz’ün hikayeleri ufuk açıçı mahiyette.
Yine bu sayımızda birbirinden değerli köşe yazarlarımızın uzman görüşlerini kaleme aldıkları birbirinden ilginç ve güzel yazılar sizleri bekliyor. Son olarak; Evcil ve kanatlı yetiştiriciliği camialarının aktüel ve güncel haberlerinden bir demet sizler için derledik. Sözü çok uzatmadan sizleri dergimizle baş başa bırakıyorum keyifli okumalar dilerim.




