Türkiye Yumurta Üretim Sektörünün Analizi
İçerdiği yüksek protein miktarı, fiyatının alternatif protein kaynaklarına göre düşüklüğü, dünyanın neresinde olursa olsun yüksek erişilebilirliği, insanların yumurtayı vazgeçilmez bir gıda kaynağı olarak tercih etmesine neden olmaktadır. Yumurta dünyanın en lüks restoranından, en ücra noktasındaki hanesinde bile tüketilebilen vazgeçilmez bir gıda kaynağı. Ama böylesine değerli ve yaygın gıda kaynağı olan yumurtanın üretim hikayesi çokta toz pembe değildir. İnsanların sofralarına güvenle erişene kadar yumurtanın geçirdiği üretim prosesleri tam da bir bumerang cehennemine benzetilebilir. Aslında üretim proseslerinden çok, pazarda yaşanılan mücadele desek daha doğru olur. Çünkü pazarda yaşanılan mücadele üretirken sergilenen çabadan çok daha çetin ve sert. İşte Folluk Dergisi olarak bu dosya konumuzda Türkiye Yumurta Üretim Sektörünün meselelerine bir nebze ışık tutmak ve sektörel bir analizde bulunmak istedik. Bu dosya konumuza başlık ararken YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon Bey’in kullandığı “Bir Yumurta Kabuğunda Kopan Fırtınalar” cümlesini başlık olarak kullanmayı daha uygun gördük. Çünkü konuyu tüm boyutlarıyla bu kadar enfes ifade eden başka bir tanımlamaya rastlayamadık.
En Ucuz Protein Kaynağı Yumurta
Yumurta insan sağlığının ihtiyaç duyduğu tüm besin maddelerini içeren mucizevi bir gıda kaynağıdır. Yumurtanın besin değerinin fiyatından sonra konuşulması hiç şüphesiz ki yumurtaya yapılmış bir haksızlık olarak görülmelidir. Son dönemde küresel ölçekte dünya hammadde ve emitia fiyatlarındaki yükselmeler kaçınılmaz olarak yumurta fiyatlarına da yansımış bulunmakta. Evet yumurta eskisi kadar ucuz değil ama hala en ucuz protein ve gıda kaynağı olmaya devam ediyor.
Küresel Ölçekli Dalgalanmalar Sektörü Zorlamakta
2019 yılı sonu yaşanan pandemi ile birlikte; ülkelerin kendi gıda güvencesini sağlama endişelerinin artması nedeniyle daha fazla ürün stoklamaları ve özellikle Çin’in büyük tonajlı alımları, büyük hammadde tedarik ettiğimiz Ukrayna ve Rusya’nın savaşa tutuşması, mevcut hububat stoklarını sevk edememeleri ve gelecek yıllarda ki tarımsal üretimin riske girmesi endişesiyle yem hammaddelerin de fiyat artışlarına sebep olmuştur. Küresel gıda fiyatları son 10 yılın en yüksek seviyesine gelmiştir. Gıda fiyatları pandemi ve savaş öncesi dönemlere göre, küresel ölçekte %50 artmış bulunmakta. Ülkemiz yem hammaddesi ihtiyacının giderilmesinde %70 dışa bağımlı bulunmaktadır. Son dönemde ülke ekonomisinde yaşanan olumsuzluklar ve dolarizasyondan kaynaklı sebeplerden dolayı üretim yapabilmek için hammadde ithalatına mecbur bulunan üretici var olma mücadelesiyle karşı karşıya kalmış bulunmakta. Yani son dönemde yumurta fiyatlarındaki artışın sebebi ülkemiz ve dünyada yaşanan hammadde ve emtia fiyatlarındaki artışlardan kaynaklıdır. Üretici mevcudu muhafaza etme, sürdürülebilir kalma ve var olma mücadelesiyle karşı karşıya kalmış bulunmaktadır.
Üretici Maaliyeti
Kanatlı sektörünün en önemli maaliyet kalemi şüphesiz yemdir ve yem fiyatları uluslararası piyasalarda oluşmaktadır. Uluslararası piyasalardaki en ufak dalgalanma sadece ülkemizdeki değil dünyanın her yerindeki kümeslerde hissedilmektedir. Yani şuan yumurta fiyat artış sebebi sadece ülkemizde değil tüm dünyada hammadde emtia fiyat artışlarından kaynaklanmaktadır.
Yumurta maliyeti “yem-yumurta” paritesi ile ölçülür. Buda 1 adet yumurta = 200 gr. yem fiyatına eşittir. Temmuz 2023 başı itibariyle güncel yumurta maaliyeti 1,70 krş./adettir. Yem fiyatı 8,500 TL/Ton ’dur. 1 yumurta/200 gr. yem paritesi yumurta üreticileri için vazgeçilmez bir maliyet hesabıdır. Bu değer üzerine ambalaj, nakliye, aracı karı ve market karı gibi kalemler eklenince raf fiyatı oluşmaktadır.

Zincir Marketler Üreticiyi Zora Sokuyor
Ülke ekonomisinin içine düştüğü enflasyon ortamında ulusal marketlerin ”kesin kar-sabit kar” politikalarından taviz vermemeleri, ellerini taşın altına koymamaları üreticiyi çok yıpratmaktadır. Yumurta stoklanabilir bir ürün olmadığından arz-talep buluşmasının piyasada oluşan fiyat ile doğrudan ilişkisi vardır. Hiçbir zaman üretilen yumurtanın satılmayıp ziyan alması söz konusu olamayacağından tüccar veya zincir marketler fiyatı manipüle edebilmektedir. Fiyat belirleme gücünü elinde tutan marketlerin sabit yüzde, yüksek kar arzusu ile üreticiye ödediği alım fiyatını kendi kar payını gözeterek dayatmaktadır. Piyasada yumurta arzının fazla olmasından dolayı yumurta üreticilerinin işletme giderlerini karşılayabilmek için pazarlık etme, fiyat dikte etme şansı yoktur. Üreticinin yumurtasını elden çıkarma mecburiyeti olduğunu bilen tüccar ihtiyacı olmasına rağmen alım yapmayarak üreticiyi strese sokup, panikletip üreticinin satış fiyatlarını maliyetlerinin altına düşük fiyata çekmesine neden olmaktadır.
Devlet enflasyonla mücadele etmek ve üreticiyi desteklemek amacıyla 1 Şubat 2022 tarihinde tüketicinin yararına olacak şekilde KDV muafiyeti getirdi. Marketler KDV muafiyetini bile fiyatlara indirim olarak yansıtmadığı gibi fiyat artışında bulundular.
Sektöre Haksızlık Yapıldı
Aslında son süreçte tüm yükü sektör çekmesine karşılık, insanlar ucuza yumurta tüketebilsin diye elini taşın altına koyarak maliyetinin altına satışlara katlanılmasına karşılık, sanki fiyat artışlarında tek sorumlu üreticiymiş gibi bir algı oluşturulmuş durumdadır. Bu durum üreticiyi daha da yıpratan bir husustur.
Aşağıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere; 10 Ocak 2021’den 15 Ağustos 2021’e kadar zarar eden üretici 15 Ağustos 2021’den 8 Kasım 2021 e kadar maliyet seviyesine satış yapabilmiştir. 7 ay yüksek üretim kapasitesiyle yüksek oranda ettiği zararı görmeyen kesimler sektöre yönelik haksız eleştirilerde bulunmuşlardır. Haziran 2022’ye kadar zarar eden üretici Eylül 2022’de maliyetine ancak ulaşabilmiştir. Tabloda da görüldüğü gibi üretici ancak bu tarihte %40 zarardan maliyetine ancak gelebilmiştir. Küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik sıkıntılar, artan hammadde ve emtia fiyatları, zincir marketler ve tüccar-aracıların süreci kendi lehlerine manipüle edecek tutumları nedeniyle artan fiyatların tek sorumlusu yumurta üreticisi gibi lanse edilip üstüne birde haksız denetim ve cezalarla karşı karşıya bırakılmaları sektörü çok yıpratmış durumdadır.
Yumurta Maliyet Grafiği
358
Süreçte Devletin Sektöre Verdiği Destekler
Süreçte devletimiz sektörü yalnız bırakmamış artan maaliyetler karşısında üreticinin ezilmesini önleyecek bir takım tedbirler almıştır.
Üretimde girdi maliyetlerinin düşürülmesi için hayvan yem ve yem hammaddelerindeki KDV oranları 01 Ocak 2016 tarih ve 29580 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2015/8353 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %8’den %1’e , 10 Şubat 2016 tarih 29620 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6663 saylı “Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair kanun” ile de sıfıra düşürülmüştür.
TMO tarafından 90 gün vadeli ve vade farksız mısır satışının yapılması sağlanmıştır.
14 Mart 2019 tarihli ve 24 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun kararıyla kanatlı işletmeleri indirimli elektrik tarifesinden yararlandırılmışlardır.
01.03.2022 tarihli 31765 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı kararı ile bu işletmelerin kullandığı elektrikte %18 olan KDV oranı %8’e indirilmiştir.
T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla damızlık yetiştiriciliği yapacaklara hem yatırım hem de işletme kredilerinde %75, ticari kanatlı yetiştiriciliği yapacaklara yatırım kredilerinde %55, işletme kredisine de %80’e varan faiz indirimli kredi kullandırılmaktadır.
Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımlar ve Kırsal Ekonomik Altyapı Yatırımlarının Desteklenmesine ilişkin 27.07. 2020 tarihli ve 2800 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi kapsamında yürütülecek olan Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ gereğince kanatlı yetiştiriciliğine yönelik 81 ilde faal işletmelere teknoloji yenileme, modernizasyon niteliğindeki yenilenebilir enerji, kapasite arttırımı ve teknoloji yenileme modernizasyon niteliğindeki yumurta paketleme tesisi için yapılan proje başvuruları için hibeye esas proje tutarlarının %50’si hibe desteği olarak program bütçesinden karşılanmaktadır.
Toptan tavuk yumurtasında KDV %8‘den %1’e düşürülmüştür.
Türkiye’nin Dünya Yumurta Sektöründeki Yeri ve Potansiyeli
FAO (Food and Agriculture Organization-Gıda ve Tarım Örgütü) 2020 yılı verilerine göre; dünya yumurta üretim miktarı 86,6 milyon ton, Avrupa yumurta üretim miktarı 11,1 milyon ton, ülkemiz yumurta üretim miktarı 1,2 milyon tondur. Ülkemiz tavuk yumurtası üretiminde dünyada 9. ‘uncu Avrupa’da ise 2.’inci sıradadır. Sofralık yumurta ihracatı bakımından 217 bin ton ile ülkemiz dünyada 2.’inci sırada yer almaktadır.
Türkiye kanatlı hayvancılık sektörü yumurta üretim miktarı bakımından kendine yeterli olmasına rağmen damızlık hayvan konusunda dışa bağımlıdır. Türkiye’nin yumurta üretim sektöründeki ithalatının %100’ü damızlık hayvan ve döllü yumurta kalemlerindedir. Yumurta ithalatının gerçekleştirildiği 1.’inci Sıradaki ülke %83 ile Birleşik Krallık olup 2.’inci sıradaki ülke %8,1 ile ABD’dir.
Ülkemizde 2021 yılında yumurta tavuğu sayısının %61,4’ü Türkiye’nin üç bölgesinde toplanmıştır. Yumurta tavuğu sayısı bakımından lider olan Ege Bölgesi 40,1 milyon adet ile Türkiye’nin yaklaşık üçte ikisini karşılamaktadır. Doğu Marmara 17,8 milyon adet yumurta tavuğu varlığı ile ikinci olurken, Batı Anadolu 16,4 milyon adet yumurta tavuğu varlığı ile üçüncü sırada yer almaktadır.
TÜİK’e Göre Yumurta Üretim Verileri
TÜİK verilerine göre; 2021 yılı ilk 10 aylık tavuk yumurtası üretimi 15 milyar 996 milyon 472 bin adet olup, 2022 yılı ilk 10 aylık tavuk yumurtası üretimi ise 16 milyar 325 milyon 886 bin adettir. 2022 yılı ilk 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre; tavuk yumurtası üretiminde %2,1 (329 milyon adet) artış olmuştur.
2021 yılı ilk 10 aylık sofralık tavuk yumurtası ihracatı 2 milyar 520 milyon 266 bin adet olup, 2022 yılı ilk 10 aylık sofralık tavuk yumurtası ihracatı ise 2 milyar 526 milyon 213 bin adettir. 2022 yılı ilk 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre; sofralık tavuk yumurtası ihracatında %0,24 (5,9 milyon adet) artış olmuştur.


Mart 2023’te 1 milyar 726 milyon 837 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Nisan ayında %4,7 azalarak 1 milyar 645 milyon 561 bin adet oldu. Bu azalmanın sezonluk yaşlı tavukların kesime gitmesiyle ilişkili olabileceğini düşünmekteyiz.
Bu konu ile ilgili TÜİK’in yayınladığı en güncel veriler yukarıdaki gibidir. Bir sonraki TÜİK haber bülteninin yayımlanma tarihi 12 Temmuz 2023’tür.
Sektörün Kapasitesi
Sektörümüzün üretim kapasitesi hala tam olarak kullanılamıyor. Rakiplerimizin krizler ve sıkıntılar yaşadığı bu dönemde yeni pazarlara açılmak için hamle yapabiliriz. Kurulu kapasitemiz Türkiye’nin tüketiminin iki mislini karşılayabilecek durumda. Ülkemiz; sahip olduğu bilgi birikimi, üretim teknolojisi, işleme kapasitesi, AB standartlarının üzerinde üretim yapılması, tüm pazarlara en yakın ve en güçlü ülkenin Türkiye olması gibi niteliklere sahip olmasıyla büyük avantaj ve potansiyellere sahiptir.
TÜRKİYE’DE YUMURTACI TAVUK VARLIĞI
Türkiye Geneli Kapasite Hayvan Sayısı İşletme Sayısı Yumurtacı 120.735.505 80.414.690 7.203 Yumurtacı Yarka 22.343.020 9.692.802 619 Civciv Büyütme 19.375.209 7.712.178 350 Toplam 162.453.734 97.819.670 8.172
2021 yılında dünyada yaklaşık 86 milyon ton yumurta üretilmiştir. Bu üretim miktarının 1990 yılında sadece 35 milyon ton olduğu ve her yılda düzenli olarak arttığı göz önüne alınırsa yumurtanın global çaptaki değeri daha iyi anlaşılır. 1990 yılından günümüze dünya nüfusu %50 artarken aynı süreçte yumurta üretiminin yaklaşık %250 artması bize açık bir gerçeği göstermektedir. Daha çok insan daha çok yumurta talep etmektedir. İşte bu gerçek yumurta sektörünün potansiyeli hakkında bizlere önemli ipuçları vermektedir.
İhracat: Sektörün Emniyet Supabı
Türkiye günümüzde dünya sıralamasında yumurta üretiminde 9. Sırada yer alırken, dünya ihracatının %11,8’ini gerçekleştirerek Hollanda ve Amerika’nın ardından 3. sırada yer almıştır. 2017 yılında 18 ülkeye sofralık yumurta ihracatı yapılırken bu sayı 2021 yılında 25’e, 022 yılında ise 35’e yükselmiştir.
Dünya Yumurta İhracat Verileri

Yumurta ihracatımız 2018 yılında 5,8 milyar adet iken, 2019 yılında 4,3 milyar adet, 2021 yılında 3,7 milyar adet olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu dönemde yumurta ihracatımız %33’lerden %20’lere gerilemiştir. Bu ihracat kaybının en önemli sebebi Irak pazarının kapanmış olmasıdır. Irak ihtiyacı olan sofralık yumurtayı kendi imkanlarıyla üretme politikası benimsemesi ve sofralık yumurta ithalatını yasaklaması ülkemiz ihracatında önemli bir gerilemeye yol açmıştır. Yumurta ihracatında önemli bir yeri olan Irak’ın Türkiye yumurta ihracatındaki payı 2017 yılında %86,6 ile en yüksek seviyesine çıkarken, 2021 yılında %4,5’e kadar düşmüştür. 2021 yılında Irak yumurta ihracatı 2017 yılına göre %96,8 oranında azalarak bitme noktasına gelmiştir.
Türkiye’nin 2018-2022 Yılları Arasında İhracat Değişim Grafiği

Sektör ihracat pazarları açısından büyük oranda Ortadoğu ülkelerine bağımlı bir yapıdadır. Bu durum olası bir hayvan sağlığı ve/veya bölgesel politik kriz durumunda sektörün Irak pazarında olduğu gibi ciddi değerlerde ihracat kayıpları yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve özellikle Avrupa Birliği ülkelerine ihracat fırsatlarının araştırılması büyük önem taşımaktadır.
Türkiye’nin Yumurta İhraç Ettiği Ülkeler – 2022 Yılı İlk 10 Ülke

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon; basına verdiği bir demeçte “yumurta sektörünün son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle zarar etmemek için düşük kapasiteyle çalıştığını belirterek, alternatif ihracat pazarlarının oluşması, mevcut kapasitenin verimli kullanılmasına neden olur. Bizim iç pazardan farklı olarak ihracata ayrılmış kapasitemiz var. Bu kapasiteyi yeni pazarlara yönlendirmezsek sektörün zararı artmış olur. Sektörün halihazırda elinde ihracata gönderecek yumurta üretim kapasitesi mevcuttur. İhracata ayrılmış kapasite belli olduğu için yurt içi fiyatı etkilenmez, ihracatın piyasa fiyatlarına zerre olumsuz etkisi olmaz, vatandaş için her halükarda üretimimiz var” dedi.
Sektörün Beklentileri
Sektörün en birincil beklentisi sürdürülebilir kalmak. Üreticinin sürdürülebilir kalabilmesi için;
1)Üretimin Planlanması: Ülkemizin yumurta ihtiyacının tespiti yapılarak, tüketicinin mümkün olan en ucuz fiyata yemesini temin edecek sayı belirlenmelidir. İhtiyaç fazlası kısım tamamıyla ihracata yönlendirilip, yapılacak yeni yatırımların ve kapasite artışlarının dengeleri bozmayacak şekilde değerlendirilmesinin sağlanması gerekmektedir.
2)TMO Üreticiye Ucuz Mısır Vermeli: Mısır fiyatının tüccar marifeti ile yükselmesini önlemek adına TMO yumurta üreticisinin ihtiyacı olan mısırı üretici satış fiyatını kurtaracak bedel ve yeter miktar üreticiye vermelidir.
3)Fiyat Yönetimi ile Taban Fiyat uygulanmalı: Yumurta stoklanabilir bir ürün olmadığından arz-talep buluşmasının piyasada oluşan fiyat ile doğrudan ilişkisi vardır. Hiçbir zaman üretilen yumurtanın satılmayıp ziyan alması söz konusu olamayacağından tüccar veya zincir marketler fiyatı manipüle edebilmektedir. Fiyat belirleme gücünü elinde tutan marketlerin sabit yüzde, yüksek kar arzusu ile üreticiye ödediği alım fiyatını kendi kar payını gözeterek dayatmaktadır. Piyasada yumurta arzının fazla olmasından dolayı yumurta üreticilerinin işletme giderlerini karşılayabilmek için pazarlık etme, fiyat dikte etme şansı yoktur. Üreticinin yumurtasını elden çıkarma mecburiyeti olduğunu bilen tüccar ihtiyacı olmasına rağmen alım yapmayarak üreticiyi strese sokup, panikletip üreticinin satış fiyatlarını maliyetlerinin altına düşük fiyata çekmesine neden olmaktadır. Üreticinin ürünü satma mecburiyeti var ise devletin veya sektör kuruluşunun (komisyon-konsey-komite) belirleyeceği bir taban fiyatın piyasaya uygulanması faydalı olacaktır.
4)Diğer: Denetimler sektörün spesifik gerçekliklerine uygun yapılmalı ve ağır cezalardan kaçınılmalı çünkü bu konuda haksız mağduriyetler yaşanmakta. Enerji giderlerinde devlet desteğine ihtiyaç vardır. Çatı Güneş Enerji Sistemlerine (Çatı GES) verilen hibe desteklerinde var olan uygulama ve eksikliklerin giderilmesi, desteklerin arttırılması faydalı olacaktır. 2023 yılı başında AB uyum yasaları gereğince “zengin kafes” sistemine geçme zorunluluğu vardır. Sektörün ayakta kalmakta zorlandığı bu dönemde üreticilerin ek olarak yeni kafese bütçe ayırmaları mümkün değildir. Kafes Sanayi-Sektör-Devlet işbirliği ile ilkel kafes sistemleri modernize edilmelidir.
YUM-BİR
2006 yılında kurulan YUM-BİR sektörün bakanlık nezdindeki yasal muhatap örgütüdür. 13 bölgenin bir araya gelmesi ile kurulan YUM-BİR’in 12 bölgede alt birliği bulunmakta. Bugün itibariyle yumurta üreticilerinin yaklaşık yarısı YUM-BİR üyesi. Ancak üretim boyutunda %75’lik bir hakimiyete sahip. Ancak YUM-BİR’in yaptığı çalışmalar ve aldığı olumlu dönüşlerden tüm sektör faydalanmakta. YUM-BİR sahada çok proaktif bir performansla sektörün hak ve kazanımlarını korumaya savunmaya devam ediyor.
Sevgili okurlar; Folluk Dergisi olarak ülkemiz yumurta üretim sektörünü tüm yönleriyle ve güncel istatistiki verilerle inceleyip analiz etmeye çalıştık. Muhakkak eksiklikler söz konusu olmuştur. Umarım sektörümüz adına olumlu bir dosya konu ortaya koyabilmişizdir. Okuyup bize destek verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.




